Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/tcsaglik/public_html/wp-content/themes/psikoogle/functions.php:956) in /home/tcsaglik/public_html/wp-includes/feed-rss2.php on line 8
TC Sağlık http://www.tcsaglik.com Önce Sağlık Tue, 13 Sep 2011 20:31:03 +0000 en hourly 1 http://wordpress.org/?v=3.2.1 Damar Sertliği Nedenleri Nelerdir http://www.tcsaglik.com/damar-setligi-nedenleri-nelerdir/ http://www.tcsaglik.com/damar-setligi-nedenleri-nelerdir/#comments Tue, 13 Sep 2011 20:31:03 +0000 admin http://www.kutukutupense.com/?p=2230 Atardamar sağlıklı insanlarda esnek bir yapıda bulunur. Vücudun denge durumuna göre genişleyip daralabilir. Bu şekilde damardan geçmekte olan kan oranı ayarlanır. Farklı nendeler yüzünden atardamarın duvarı bağ dokusuyla kaplandığı zaman damar esnekliğini kaybeder. Damar duvarının esnekliğini yitirip sertleşmesine damar sertliği ismi verilir. Damar sertliği gerçekleştikten sonra damar duvarından damarın iç bölümüne doğru ateromatöz adı verilen plaklar meydana gelir. Oluşan bu plaklar, damarların tıkanmasına ve damarın yapısınız zayıflayıp farklı komplikasyonlarına meydana gelmesine sebep olur.

Damar sertliği, diğer bütün rahatsızlıklardan daha çok hasara ve ölüme sebep olur. Kalp krizinin, beyin kanamasının ve koroner arter rahatsızlığının en büyük sebebi olduğu için ölüm oranı çok yüksektir. Örneğin; kalp krizi, ABD’deki bütün ölümlerin yaklaşık % 25’inden sorumlu olan bir hastalıktır. Batılı ülkelerde bu rahatsızlık daha fazla görülür. İskemik kalp rahatsızlığına bağlı ölümler Amerika’da Japonya’dan 6 kat daha çoktur.

Damar Sertliği Nedenleri ve Risk Faktörleri Nelerdir

İnsanlar ve toplumlar içerisinde rahatsızlığın yaygınlığı ve ağırlığı yapısal ve bu nedenle değiştirilemeyen, bir bölümü de kontrol altına alınabilen sebeplere bağlıdır. Yaş, cinsiyet, kalıtsal ve yapısal faktörleri kapsar.

Yaş, damar sertliğinde önemli olan bir faktördür. İskemik kalp rahatsızlığına bağlı yaşanan ölümler ileri yaşta, her 10 senede belirgin olarak artış gösterir. Damar sertliği sonucu oluşan organ hasarları orta yaşlardan sonra ortaya çıkar. Kalp krizi görülme sıklığı, 40-60 yaş arasında 5 kat daha fazladır. Diğer faktörlerin eşit olması durumunda, erkekler damar sertliğine daha yatkındır. Bu durum hormonların rol aldığını gösterir. Menopoz öncesinde bayanlarda damar sertliği ve komplikasyonları az da olsa görülmektedir. Kadınlık hormonu olan östrojenin menopozdan sonra azalması damar sertliği riskini çoğaltır. Bu dönem içerisinde kadınlara hormon tedavisi yapılır.

Birçok gen bu rahatsızlığın meydana gelmesinde etkili olur. Ailede hipertansiyon ya da şeker hastalığı olması, yüksek kan kolesterol oranları damar sertliğinin ortaya çıkmasına sebep olur. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, sigara kullanımı ve kan yağ seviyesi fazlalığı kontrol altına alınabilen 4 ana risk faktörü olarak belirtiliyor.

Yapılmakta olan çalışmalar ile kolesterolle damar sertliği arasında direk bir ilişki olduğu belirlenmiştir. İyi kolesterolün az olması, kötü kolesterolün fazla olması damar sertliğine ve buna bağlı birçok rahatsızlığa sebep olur. Yumurta sarısı halinde olan hayvansal yağlar ve tereyağı kolestyerolüğn yükselmesine sebep olurken, doymamış yağlar kolesterolü düşürmektedir.

Sigara, özellikle erkeklerde iyi bilinmekte olan bir risk faktörüdür. Son dönemlerde damar sertliğinin bayanlarda sık görülmesinin artışında büyük oranda sorumlu sigara olarak gösteriliyor. Senelerce günde 1 paket sigara kullanan insanda iskemik kalp rahatsızlığı oranı % 200 artar. Sigaranın bırakılması ile zamanla risk azalmaktadır.

Diyabet, kolesterolün yükselmesine sebep olur ve damar sertliğine yatkınlığı çoğaltır. Şeker hastalarında kalp krizi riski 2 kat artar. Bacakta kangren oluşumu ve felç ihtimali çok fazla artış göstermektedir.

Kardiyoloji uzmanları için tıklayınız.

]]>
http://www.tcsaglik.com/damar-setligi-nedenleri-nelerdir/feed/ 0
By-Pass Ameliyatı http://www.tcsaglik.com/by-pass-ameliyati/ http://www.tcsaglik.com/by-pass-ameliyati/#comments Tue, 13 Sep 2011 17:31:57 +0000 admin http://www.kutukutupense.com/?p=2233 Kalp krizi anjina ve diğer problemler arterlerde daralma ya da tıkanma sonucunda meydana gelir. Birçok vakada başlangıçta önleyici ilaçlar kullanılır. Bu önleyici ilaçlara kilo verme, uygun diyet, diyabet ve yüksek tansiyon tedavisi, egzersiz ve sigaradan uzak durmak gibi faktörlerde eşlik eder.

Bununla beraber belli durumlarda en uygun olan şey koroner arter by-pass ameliyatı ya da koroner anjiyoplastidir. Bu ameliyatlar ilaç tedavisinin yetersiz olduğu ya da arterlerdeki tıkanmanın çok olduğu zamanlarda kullanılmaktadır.

By-pass aynı işi gören farklı yol anlamını taşır. Bir koroner by-pass işlemi genellikle uyluktan olmak üzere toplardamardan ufak bir parça almayı ve koroner arterlerdeki tıkanmayı yok ederek, o bölgeye fazla oranda kan gitmesini sağlamak için bu parçayı kullanma operasyonu kapsamaktadır. Operasyona dâhil olan arter miktarı yaklaşık 4 ya da 5 olmakla beraber operasyon, bu arterlerin 8 ya da 9 bölümünü de kapsayabilir. Uyluktaki bu toplardamarlarda, kendisinden ufak bir parça alındığı için zamanla aynı koroner arterlerdeki gibi tıkanma gelişebilir.  Bunun için tedavi ya da farklı bir operasyon gereği olabilir. Son dönemlerde bu ameliyat için gereken parça göğsün ön bölümünde uzanan iç meme arterinden sağlanır. Bu arterler göğüs kafesi orta kemiğinin her 2 kısmında yer alır. Bu arteri kullanmanın en büyük yararı ise ileride gelişebilecek aterosklerozu önlemektir. Fakat bunlar bazen kullanılabilir, bazen de kullanılamaz.

Bu operasyon için hasta tam olarak uyuşturulmaktadır. Ameliyatın bir bölümü için hastanın dolaşımı kalp-akciğer makinesine bağlanmaktadır. Meme arterlerinin alt ucu koroner arter ile birleştirilir. Ameliyat yaklaşık olarak 2 ya da daha fazla sürebilir.

BY Pass Ameliyatı Sonuçları

Kalbe uygun oranda kanın gitmesi yeniden gerçekleşir. Anjina ya da koroner arter problemleri yok olur ancak bu problemleri ortaya çıkartan rahatsızlıklar tedavi edilemez.

By-pass segmentleri kapsamına girmekte olan arterler vücudun diğer arterlerinden değişik olarak koroner arter gibi çalışır. Bu nedenle by-pass ameliyatının ardından düşük kalorili diyet, yaşam tarzı gibi tedbirlerin alınması büyük önem taşır.

İyileşme Süreci

Hastalar 7-18 gün arası hastanede kalmaktadırlar. İşlemden sonra birkaç gün özel kardiyak ünitesinde kalma mecburiyeti oluşabilir. Bu bölümde kalp ile alakalı ritim ve atım gibi durumlarıyla diğer işaretler ekranda görülebilir. İçecek ve yiyecekler toplardamar yolu ile verilir. Oksijen takviyesi ve respiratör gereği olabilir. Cerrah ve doktorunuzu iyileşmenin ilerleyen dönemlerinde aktivite ve yeniden başlayacak olan normal faaliyetlerin derecesi konusunda bilgi verir.

BY-Pass Ameliyatı Kimlere Yapılır

Küçük bir anjina varsa ya da kalp krizi geçirildiyse ve bundan sonra herhangi bir belirti olmadan iyileşme olduysa, en iyi tedavi by pass ve diğer operasyonlar dışında ilaç ve diğer yöntemlerdir.

Koroner arter by-pass ameliyatı genelde erken dönemde kullanımı tartışmalı olsada bütün veriler bu operasyonun uygun şartlarda yapılması yönündedir. Bu durumlar ana koroner arter tıkanması ve bununla beraber birçok damar rahatsızlığı, sol ventrikülde fonksiyon yetersizliği ve insanın gücünü alan anjina bulunmasıdır. Bu sorunları olan insanlar için by-pass uygulaması açık değer taşır ve hayatı daha uzun süreli kılar.

Hangi Damarlara BY-Pass Yapılır

İnsanın kalbini 3 adet koroner damarlar ile bunlardan çıkmakta olan dallar besler. Bu damarın dal miktarı, çapı ve beslediği bölgelerin genişliği insandan insana farklılık gösterir. Koroner damar çapı insan kalbinde genellikle 1-2,5 mm civarında olur. Koroner anjiyografide tepsi adı verilen insanın damar sayısına göre genel açıdan 1 mm üstünde çapı olan damarın hemen hepsine by-pass uygulaması yapılabilmektedir.

Kalp-Damar Cerrahisi uzmanları için tıklayınız

]]>
http://www.tcsaglik.com/by-pass-ameliyati/feed/ 0
Stent Nasıl Takılır http://www.tcsaglik.com/stent-nasil-takilir/ http://www.tcsaglik.com/stent-nasil-takilir/#comments Tue, 13 Sep 2011 12:32:54 +0000 admin http://www.kutukutupense.com/?p=2236 Damar açılması, darlığı meydana getiren kitlenin, şişmiş olan balonun basıncıyla ezilerek sıkıştırılması ve hatta parçalanması halinde olur. Bu şekilde darlık önlenir ve buradan normal kan akımı yeniden sağlanır. Fakat bu değişik bir sürecin başlamasına sebep olur. Darlık önlenirken oluşan ezme, sıkıştırma, parçalama ve yol açma uygulamalarını vücut bir tür yaralanma olarak algılar ve o bölgeyi tamir etmeye çalışır. Yapılan tamir işi de o bölgenin birkaç hafta içerisinde tekrar ilk baştaki gibi daralmasına sebep olur. Stentler, bir tür damar duvarına baskı yapıp o bölgenin yeniden büzülmesini ve daralmasını önlemeye çalışır ve bu konuda büyük oranda başarı sağlarlar.

Normal stentler yeniden daralma işlemine karşı kısmen faydalıdır. Ancak yine de hastaların ortalama % 20-30’lık bir kısmında, ilk 6 ay yeniden aynı bölgede daralma durumu gerçekleşebilir. Bu ihtimali daha da azaltabilmek için ilaç kaplı stentler geliştirilmiştir. Bu stentlerin üstünde yer alan özel ilaçlar bir süre oradan salınır ve damar duvarında hücrelerin çoğalıp o bölgeyi yeniden daraltmasını önlerler. Bu salınım sürekli olmaz. Fakat ilacın, tekrar daralma sürecinin en fazla görüldüğü ilk dönemlerde salınması yeterli olmaz. İlaç kaplı stentler ile tekrar daralma ihtimali belirgin bir şekilde azalmıştır.

Stent, balon uygulamasıyla açılmış olan damarın tekrar daralma ihtimalini azaltması için damar duvarına takılmakta olan ve oldukça ince metalik teller ile örülen silindir tarzı bir kafes olarak tarif edilebilir.

Değişik ihtiyaçlara göre birçok farklı boyutu olan, genelde 2-4 mm çap ve 10-30 mm civarı uzunluğu olur. Stentler, açılarak kullanılmadan önce 1-2 mm genişlikte sönük bir balon üstüne büzülmüş bir halde bulunurlar. Bu balon da oldukça ince ve uzun bir tüpe bağlıdır.

Aynı anjiyografi işleminde olduğu gibi, kasık atardamarı içerisinde bu ince tüp ilerler. Monitörlerden takip edilip ucunda yer alan sönük balonun ve üstündeki sönük stentin problemli olan damardaki darlık içerisine yerleşmesi sağlanmaktadır. Doktor, balon ve stentin tam uygun halde olduğuna karar verdiği zaman tüpün diğer ucunun bağlı bulunduğu elindeki enjektör ile yüksek basınçlı sıvı verilir.

Bu basınç etkisi ile damardaki darlık içerisinde yer alan sert balon şişer. Bu balonun sertliği basınç etkisiyle darlık kısmı ezilip genişler ve normal damar boşluğu çapına kavuşur. Balonun şişmesi esnasında balon üstünde büzülü halde yer alan tel örgü kafes yani stent açılır ve damar duvarına saplanarak gömülür. Birkaç saniyenin ardından balon söndürülür ve içindeki bütün ekipmanlar çıkartılır. Bu şekilde hem balonla darlık bölgesi açılır, hem de şişirilirken balon üstündeki stent yani tel kafes damar duvarını destekleyecek bir biçimde açılıp oraya yerleşmiş olur.

Stent takılma amacı, balon ile açılmış olan damarın yeniden daralma ihtimalini yok etmektir. Farklı metal alışımlardan yapılmakta olan farklı marka stentler var olmakla birlikte, ilaç kaplı olmayan stentlerin sonuç arasından arasında büyük bir fark yoktur. Yeniden daralma ihtimalini önlemek için stentler arasındaki en önemli far, ilaç kaplı olmak ya da olmamak şeklinde meydana gelir.

Kalp Damar cerrahisi uzmanları için tıklayınız

]]>
http://www.tcsaglik.com/stent-nasil-takilir/feed/ 0
AORT Kapağı Hastalıkları http://www.tcsaglik.com/aort-kapagi-hastaliklari/ http://www.tcsaglik.com/aort-kapagi-hastaliklari/#comments Tue, 13 Sep 2011 07:33:49 +0000 admin http://www.kutukutupense.com/?p=2239 Aort kapağı, kalbin sol ventrikül çıkışında yer alır. Kanın kalpten en büyük atardamar olan aorta geçmesini kontrol etmektedir.

Aort Kapağı Darlığı

Aort darlığı en çok akut romatizmal ateşin bir türü olarak görülmektedir. Doğumsal ya da dejeneratif sebepler de aort stenozuna yol açabilir.

En çok görülen konjenital sebep, aort kapağının 3 parçalı olması gerekiyorken 2 parçalı olması durumudur. Kanı vücuda pompalamakta olan sol ventrikül kas kitlesini artırıp önünde bulunan engeli aşmaya çalışır. Zaman içerisinde kompansatuar mekanizma yeterli olmaz ve kalp yetmezliği meydana gelir. İnsanlar genelde uzun süre belirti görmeden yaşarlar. Kapak alanı normalde 2.5-3.5 santimetre karedir ve bu alan 1 santimetre karenin altına düştüğü zaman belirtiler meydana gelir.

Aort Darlığı Belirtileri

1-      Nefes daralması

2-      Çabuk yorulmak ve ödem

3-      Göğüs ağrıması ve bayılma

Bu belirtiler meydana geldikten sonra rahatsızlığın gidişatı kötüleşir. Tanı için ekokardiyografi yeterli olsa bile operasyondan önce değerlendirmek için kalp kateterizasyonu yapılması gerekir.

Ameliyat endikasyonu için asemptomatik hastalarda ekokardiyografide, kapak alanının 0.7 santimetreden az olması ya da hastanın konjestif kalp yetmezliği göğüs ağrısı ve senkoplarının olması yeterli olur. Sol ventrikülle aort arasında yaklaşık sistolik basınç farkı 5 mmHg üstünde olması da ameliyat endiaksyonudur.

Aort Kapağı Yetmezliği

Aort yetmezliğini en fazla görülen nedeni akut romatizmal ateş problemidir. Bununla birlikte kapağı tutmakta olan bağ dokusu rahatsızlıkları ve travmalarda kapak yetmezliğini meydana getirebilir. Aort yetmezliğinde aorta pompalanmakta olan kanın oranının sol ventriküle geriye gelmesi ve buna bağlı olarak ventrikül iş yükünün artmasıdır. Aynı Setenozda olduğu gibi bu durum bir müddet kas kitlesinin hipertrofisiyle tonere edilir. Fakat sonunda ventrikül fonksiyonlarında bozulma olur. Semptomların meydana gelmesi uzun süreler olabilir. En erken belirti sol ventrikül fonksiyonun bozulmasına bağlı olarak nefes daralmasıdır.

Cerrahi Tedavi

Kalp kapağının uygun ölçü ve yapıda protez kapakla değiştirilmesi işlemidir. Bazı durumlarda kapaktaki yetmezlik ile beraber aortta da genişleme vardır. Böyle durumlarda kapakla beraber aortunda greft olarak isimlendirilen tüp halinde yapay bir materyal ile değiştirilmesi gerekmektedir.

Kalp Damar cerrahisi uzmanları için tıklayınız.

]]>
http://www.tcsaglik.com/aort-kapagi-hastaliklari/feed/ 0
Kalp Romatizması Nedir http://www.tcsaglik.com/kalp-romatizmasi-nedir/ http://www.tcsaglik.com/kalp-romatizmasi-nedir/#comments Tue, 13 Sep 2011 03:34:40 +0000 admin http://www.kutukutupense.com/?p=2242 Romatizmanın kalp ve kapakçıklarda meydana getirdiği hasara bağlık, kalp ve kapakçıkta meydana gelen işlev bozukluğuna kalp romatizması ismi verilir.

Kalp Romatizması Nedenleri Nelerdir

Romatizma, tedavisi iyi yapılmayacak olursa; kalp içerisinde yer alan kapakçıklara yerleşir. Burada bahsedilmekte olan yaşlılık durumunda meydana gelen romatizma değil, genç yaşlarda karşılaşılan ve basit bir boğaz enfeksiyonla başlayan akut romatizmal ateş olarak adlandırılan bir rahatsızlıktır.

Boğazda yerleşen mikroplar iyi bir şekilde tedavi edilmediği zaman vücut bu mikroplarla savaştığı zaman kalp ve böbreklere zarar verebilir. Özellikle kalp kapakçıkları sürekli bu rahatsızlığın etkisi altında kalabilir. Bu kapakçıklardan en çok mitral kapakçık etkilenir; daralır, büzüşür ve sertleşir.

Genellikle daha fazla kadınlarda görülmekte olan kalp romatizması sonucu meydana gelen rahatsızlığa mitral darlığı ya da mitral setenoz adı verilir. Kalp kapakçıklarından en fazla etkilenmekte olan ikinci kapak ise aort kapaktır. Bu kapakların biri ya da birden fazlasında daralma ya da yetmezlik ve her ikisi bir arada yer alabilir.

Kalp Romatizması Belirtileri Nelerdir

1-      Nefes darlığı sorunu

2-      Kuru öksürme

3-      Sürekli soğuk almak

4-      Vücudun bazı yerlerinde morarma

5-      El ve ayakların üşümesi

6-      Çabuk yorulma

Kalp Romatizması Tedavisi

Tedavi başarısını direk bir şekilde etkileyen en önemli unsur ve ilk şart erken teşhistir. Kalp romatizmasının en önemli tedavisi dinlenme ve vücudu yeni mikrobik enfeksiyonlara karşı korumaktır. Bu esnada vücutta yer alan streptokokların yol açtığı enfeksiyonu iyileştirebilmek için antibiyotik tedavisi de yapılır.

Kalp Romatizması Tedavisi İçin Yapılması Gerekenler

Tedavi boyunca aspirin ve kortizon harici anti romatizmal ilaçlar ile birlikte koruyucu olarak depo-penisilin enjeksiyon uygulaması yapılması gerekir. Fakat ayda bir defa yapılan penisilin tedavisi başlamada önce kişiye kesinlikle test yaptırılması gerekir. Bunun haricinde çok az olarak kortizona da başvurmak gerekebilir.

Kalp romatizması eğer akut bir halde devam ediyorsa, doktor kortizon tedavisine gerek duyabilir. Yapılması gereken ilk şey dalında uzman olan bir doktora başvurmaktır. Kalp romatizması teşhisi konulmuş birçok insanın tedaviden uzak durması, problemin daha çok ilerlemesine ve aşılmayacak bir duruma gelmesine yol açar. Bunun için erken teşhis konulmuş ve tedaviye başlanmış insanların uzun seneler yaşamış olduğu göz önünde bulundurularak moralleri yüksek tutulması gerekir.

Rahatsızlığın akut döneminde tedavisi temel bir şekilde ilaçlar ile yapılırken, uzun sürede hastanın bu tür bir rahatsızlık yaşamış olduğunun biliniyor olması, özellikle bir tür kalp tutulumu tespit edildiyse ileri hayatında yakın takip altında olması büyük önem taşır. Kapak tutulumu olan hastalara rahatsızlığın şiddetine göre ekokardiyografi yapılıp takip edilmesi gerekir.

Kardiyoloji uzmanları için tıklayınız.

]]>
http://www.tcsaglik.com/kalp-romatizmasi-nedir/feed/ 0
EKG Nedir http://www.tcsaglik.com/ekg-nedir/ http://www.tcsaglik.com/ekg-nedir/#comments Mon, 12 Sep 2011 23:35:24 +0000 admin http://www.kutukutupense.com/?p=2245 Elektrokardiyografi, kalbin çalışma düzeni ile alakalı bilgileri verir. Kalpte meydana gelen elektrik akımı ekg aleti ile bulunur.

Kalp elektriksel aktivitesi deriye yerleştirilmekte olan metal diskler ile ölçülür. Elektrotlar hastanın göğüs bölümüne, koluna ve bacaklarına yerleştirilir. Elektrotlar, elektriksel aktiviteyi kağıt üstündeki şekle dönüştürmekte olan cihaza bağlanır. Kâğıt üstündeki belirtiler doktor tarafından değerlendirilir. EKG, kalp büyümesi, genişlemesi, kalbe gitmekte olan kan oranındaki azalma, yeni ya da eski kalp sorunları, kalp ritim sorunları, farkı kalp ve kalbi sarmakta olan zar rahatsızlıkları hakkında bilgiler verir.

EKG genelde, göğüs ağrısı ile doktora giden hastalarda kalp krizi teşhisi koymak, düzenli ya da düzensiz kalp ritim bozukluğunu ortaya çıkartmak, efor testi esnasında kalbin elektriksel aktivitesini kayıt etmek, kalbi etkileyen farklı ilaçların etkinliğini ya da yan etkisini ve mekanik aletlerin görevlerini değerlendirmek için yapılır.

Kalp rahatsızlığı şikâyeti bulunan insanların ya da kalp rahatsızlığı yönünden risk taşımakta olan hastaların değerlendirilmesi için EKG testi yapılır.

EKG Testi Nasıl Yapılır

EKG aleti her yere götürülebilir, bu yüzden de her yerde bu test yapılabilir. EKG çekilebilmesi için hastanın özel hazırlanmasına gerek olmaz. Ağrılı ya da hasta yönünden rahatsız eden bir uygulama değildir. EKG çekimi esnasında hasta muayene masasında ya da yatakta sırt üzeri yatar. Hastanın boynundaki, kol ve bileğindeki takılar çıkartılır. Hastanın bel üst bölgesi, ayak ve el bilekleri açılır. Çorap var ise çıkartılmalı ya da bilekleri ortaya çıkartacak şekilde sıyrılması gerekir.

Elektrot diskleri kol, bacak ve göğsün ön kısmına yerleştirilir. Özel EKG jeli ya da alkollü pamuk deriyle elektrotlar arasında kaydın daha iyi olabilmesi için sürülmektedir. Çekim esnasında hasta hareket etmemeli ya da konuşmaması gerekir. EKG genelde 5-10 dakika içinde çekilir. Bu işlem sırasında hasta hiçbir şekilde ağrı hissetmez. Elektrotlar ya da iletici jel ilk kullanıldığı zaman soğukluk hissi oluşturabilir. Elektrotların yerleştirilmiş olduğu yerlerde kızarma ya da hafif bir ağrı olabilir.

EKG Nasıl Çekilir

EKG çekilmesi için göğüs kafesinin farklı bölgeleriyle el ve ayak bileklerine elektrot adı verilen ufak metal plaklar konur. EKG için bu bölgelerin yetersiz kaldığı durumda direk nefes borusu içerisine bir elektrot yerleştirilebilir. Elektrotların vücuda yapıştırılacağı bölgeye elektrik akımını ileten jel sürülmektedir. Elektrotlar kalbin toplam elektriksel etkinliğini belli bir zamanda vücudun farklı bölgelerindeki yansımasının kaybedilmesini sağlamaktadır.

EKG kayıt kalbin elektriksel etkinliğine bağlı olarak meydana gelen akımların farklı elektrot çiftleri sayesinde bulunup grafik şeklinde kağıt üstüne aktarılmasıdır.

Kardiyoloji uzmanları için tıklayınız

]]>
http://www.tcsaglik.com/ekg-nedir/feed/ 0
Kalp Pili Nedir http://www.tcsaglik.com/kalp-pili-nedir/ http://www.tcsaglik.com/kalp-pili-nedir/#comments Mon, 12 Sep 2011 19:36:27 +0000 admin http://www.kutukutupense.com/?p=2248 Kalbe yerleştirilen ve kalp ritim ve iletim sisteminde ortaya çıkan sorunları düzeltmek için takılmakta olan özel atlete kalp pili adı verilir.

Kalp Pili Kimlere Uygulanır

Kalp pili, kalpte ileti sistemi rahatsızlığı bulunan insanlara uygulanmaktadır. Hasta grubu içinde AV blok adı verilen kalbin kulakçığı ile karıncığı arasında var olan bağlantının bir şekilde zarar gördüğü ve kalp kulakçığının yeteri kadar uyarıcı çıkardığı halde karıncığın buna karşı yetersiz yanıt verdiği ve kalbim kulakçık bölümünün yeteri kadar uyarıcı çıkarmadığı hasta sinüs sendromu gibi rahatsızlıklar bulunur. Böyle durumlarda kalp pilleri takılmaktadır. Kalp pilleri kalp krizinin sonrasında ya da bazı rahatsızlıkların ardından gelişen Av blok ve hasta sinüs sendromu gibi rahatsızlıklar haricinde oluşan ileti bozukluklarında takılabilir.

Kalp yetmezliği bulunan kişilere takılan piller 3 odacıklıdır ve bu piller genelde kalp kulakçığı, karıncığı ve Koroner sinüs adı verilen sol karıncık ile alakalı bölümlere takılmaktadır. Takılmakta olan bu piller kalbin civarındaki senkronizasyon bozukluğunu düzelterek kalbin normal ve işlevsel bir şekilde çalışmasını sağlar. Bu hastalarda blok olmasa dahi kalp pillerinden fayda görmeleri, kalbin daha düzenli bir şekilde çalışmasıyla mümkün olur.

Kalp Pili Çeşitleri Nelerdir

Kalp pillerinin tek odacıklı, 2 odacıklı ve 3 odacıklı türleri vardır. Tek odacıklı kalp pili, kulakçığa ya da karıncığa, 2 odacıklı kalp pili kulakçık ve karıncığa, 3 odacıklı kalp pili ise kulakçık, karıncık ve koroner sinüs adı verilen toplardamar sistemi içine yerleştirilir. Bununla birlikte kalp pillerinin eforla kalp hızını artırmak için geliştirilen hız yanıtlı algoritması bulunur.

Her Kalp Hastasına Kalp Pili Takılır Mı?

Pratik açıdan bir endikasyonu bulunan kişilere takılmalıdır. Her hastaya takmak gerekmez. Özellikle AV blok adı verilen kalp içinde ileti bozukluğu olan ya da kalbin uyarı yaratma yeteneğinde yetersiz olan ya da kalp yetmezliği olan kişiler bu pillerden yararlanabilir.

Geçici Kalp Pili

Geçici kalp pili acil durumlarda ya da anormal kalp ritmi altında oluşan sebebin düzeleceği bekleniyorsa kullanılmaktadır. Bununla birlikte kalıcı kalp pili takılana kadar yeterli kalp hızı sağlanması içinde kullanılabilmektedir. Geçici kalp pilleri kalp krizi geçirenlere, açık kalp ameliyatından sonra ve diğer durumlarda gerekli olabilir.

Kalıcı Kalp Pili

Pil takılmasına gerek duyulan durumun kalıcı olduğu düşünülmekte olan durumlarda kullanılmaktadır. Jeneratör, göğüs yada karına deri altında bir cep yaratarak yerleştirilmektedir. Fakat genelde göğüs duvarının sol kısmına konur. Göğüs duvarın yerleştirilecek ise hasta olan kişilerin hangi tarafa pişin yerleştirilmesini istediği tercihi sorulabilmektedir.

Kardiyoloji uzmanları için tıklayınız

]]>
http://www.tcsaglik.com/kalp-pili-nedir/feed/ 0
Kalp Pili Nasıl Takılır http://www.tcsaglik.com/kalp-pili-nasil-takilir/ http://www.tcsaglik.com/kalp-pili-nasil-takilir/#comments Mon, 12 Sep 2011 14:37:33 +0000 admin http://www.kutukutupense.com/?p=2253 Kalp pilinin takılması için hasta ya da yakınlarından bilgilendirilmiş onam alınmaktadır.

Geçici Kalp Pişi Nasıl Takılır

Geçici kalp pili, genelde hastalar ilişkili kalp sorunları yüzünden hastanede yattıkları zaman gerçekleştirilmektedir. İşlem hastanın odası ya da kateter laboratuarında yapılır. Gerek duyulursak sakinleştirici ve o bölgeye uyuşturucu yapıldıktan sonra boyun ya da kasık civarına ufak kılıf yerleştirilir. Jeneratörden gelmekte olan elekrod bu kılıfın içerisinden geçip kalbe gider. Gerek duyulursa elektrodun kalpte uygun yere yerleştirilmesi için x ışınlarıyla bu sağlanır. Dışarıdaki kalp pili uygun olan bir bölgeye sabitlenir. Hastalar bu cihaza dokunmamalıdır ve geçici pil kullanımı süresi boyunca kendilerini kısıtlamaları gerekir.

Kalıcı Kalp Pili Nasıl Takılır

Kalıcı kalp pili daha kanlı bir uygulamadır ve ufak cerrahi bir işlem olarak görülür. Kalıcı kalp pili, kardiyak kateterizasyon laboratuarında, elektro fizyoloji laboratuarında, hastanelerde ameliyathanelerde ya da ayaktan hasta cerrahisi kısmında yapılabilir.

Kişini kalp hız ve basıncının monitörüze edilmiş olduğu bu uygulamada kişiye bölgesel uyuşturucu uygulanır. Uygulama bölgesi tıraşlanır ve temizlenir. Kalp pilinin yapılması istendiği bölgeye göre iki yöntemden birisi kullanılır.

Kalp pili eğer göğüs duvarına takılacaksa ufak bir cerrahi cep yaratmak için köprücük kemiğinin hemen alt kısmına ufak bir kesi uygulanır. Jeneratörden gelmekte olan kablolar üst göğüs bölümündeki bir toplardamardan geçirilip görsel açıdan x ışını ile sağ atriyuma ya da sağ ventriküle takılır. Elektrodun uç bölümü özel vida şekilli ucu ile kalbin iç yüzüne tutturulur.

Eğer birden çok elektrod bulunuyorsa işlem tekrarlanmaktadır. Jeneratör, köprücük kemiği altından açılan cebe koyulur. Yerleştirmeden sonra deri dikişi kapatılır. Bu şekilde pile ait herhangi bir şey dışarıdan bakıldığı zaman görülmez. Bütün işlem ortalama 1 saat devm eder.

Kalp Pili Takıldıktan Sonra;

1-      Yerleştirme işleminden kısa süre sonra, cihazın düzgün yerleştirildiğini kontrol edebilmek için göğüs röntgeni çekilir. Göğüs üstüne onulan programlama cihazıyla kalp pili programlanması yapılabilir. Bu işlem esnasında hasta herhangi bir şey hissetmez.

2-      Hasta yaşına ve genel sağlık durumuna bakılarak kalıcı kalp pili işleminden sonra kısa süre hastanede yatmak gerekir. İşlemin ardından sonraki dönemde hastanın uygun aktivite düzeyine yönelik olarak doktor tarafından öneriler verilir.

3-      Dikiş yerinin kapanmasından sonra dikiş bölgesinde belli bir süre sertlik görülebilir. Fakat yara iyi oldukça sertleşme kaybolur. Enfeksiyona bağlı bir işaret söz konusu ise hemen işlemi yapmış olan doktora bildirmek gerekir. Dikiş yeri tam anlamıyla iyileştiği zaman hasta dikiş yerine dikkat edip o bölgeyi kurulayarak yıkayabilir.

4-      İşlem ortalama bir yada iki hafta sonra hasta kontrole gitmelidir. Kontrolde gerek duyulursa dikişler alınır, dikiş yeri enfeksiyon belirtileri açısından incelenir.

Kardiyoloji uzmanları için tıklayınız

]]>
http://www.tcsaglik.com/kalp-pili-nasil-takilir/feed/ 0
Kalp Damar Hastalığından Korunma Yolları http://www.tcsaglik.com/kalp-damar-hastaligindan-korunma-yollari/ http://www.tcsaglik.com/kalp-damar-hastaligindan-korunma-yollari/#comments Mon, 12 Sep 2011 09:38:27 +0000 admin http://www.kutukutupense.com/?p=2256 Riski yaratacak durumların yol edilmesiyle rahatsızlıktan korunulabilir. Risk faktörlerinin bazıları birbiriyle alakalı olduğu için riskin düzeltilmesi diğerlerinin de olumlu olarak değişmesine yardımcı olur.

Sigara İçilmesi;

1-      Sigaranın bırakılması korunmak için büyük önem taşır.

2-      Sigarayı bırakan bir insanda rahatsızlığın görülme ihtimali zamanla azalmaktadır. Sigarayı bırakmak için bu konu hakkında özelleşen merkezlerden yardım alınabilir.

Diyet Ve Doğru Beslenme

1-      Günde alınmakta olunan yağ oranı günlük enerji ihtiyacının ortalama yüzde 25-35’ini geçmemesi gerekir.

2-      Alınmakta olan yağın türü büyük önem taşır. Doymuş, kısmen doymuş ve doymamış yağ olarak 3 tür yağ bulunur. Doymuş yağlar, kırmızı et, margarin ve yağı alınmayan süt ürünlerinde vardır. Yarı doymuş yağlar zeytin ve kanola yağlarıdır. Doymayan yağlar omega-3 yağ asidi içermektedir. Derin deniz balıkları ve bitkisel yağlarda yer alır.

3-      Doymuş yağların kalp damar rahatsızlığını artırdığı bilinir. Bu yüzden doymamış yağları tercih etmek gerekir. Sürekli balık yenilmesi önerilmektedir.

4-      Siyah üzüm ve siyah çayın riski azalttığı düşünülür. Yüksek lif içeren besinlerin alınması gerekir. Sebzeler, domates, mandalina ve portakal gibi sebzeler riski azaltabilir.

Obezite; Çok olan kilonun verilmesi rahatsızlık ihtimalini azaltır. Şişmanlıkla baş etmek için egzersiz ve uygun diyet yapmak büyük önem taşır.

Kan Yağının Yüksek Olması; Sigaranın bırakılması, doğru beslenme, ilaçlar, şişmanlık oranın azalması ve egzersizle kan yağları düşürülebilir.

Kan Basıncının Yüksek Olması; Kan basıncı azalması rahatsızlık ihtimalini de azaltır. Sağlıklı bir şekilde egzersiz, diyet, tuzsuz beslenme ve kilo vermek gibi hayat tarzı düzenlemesiyle kontrol altına alınabilir.

Diyabet; Şeker rahatsızlığının kontrol edilmesi kalp damar rahatsızlığı ihtimalini azaltmaktadır. Bu yüzden düzenli egzersiz, doğru beslenme ve ilaçlar dikkate alınmalıdır.

]]>
http://www.tcsaglik.com/kalp-damar-hastaligindan-korunma-yollari/feed/ 0
Kalp Damar Hastalığı Nedir http://www.tcsaglik.com/kalp-damar-hastaligi-nedir/ http://www.tcsaglik.com/kalp-damar-hastaligi-nedir/#comments Mon, 12 Sep 2011 04:39:32 +0000 admin http://www.kutukutupense.com/?p=2259 Kalp, kaslardan meydana gelen güçlü bir pompadır. Günde ortalama 1500 litre kanı vücuda pompalar. Kalp kasının görevini doğru ve tam bir şekilde yapması için, uygun oranda kan almasına ihtiyacı vardır.

Kalbin ihtiyacı olan kanı, kalp damarlarından alır. Kalp damar rahatsızlığı, kalp damarının kısmen daralması, hatta tıkanması sonucunda meydana gelir. Tıkanma sonucunda kalp yeteri kadar beslenemez, oksijensiz ve besinsiz kalır. Bu nedenle gerektiği gibi çalışmaz. Sonuç olarak anjina adı verilen göğüs ağrıları meydana gelir.

Kalp damarından birisi ya da birkaçı tamamen tıkandığı zaman, kalp krizi oluşabilir. Kalp krizi, kalp kasının zarar görmesine yol açar

Kalp Damarlarının Daralması Nedenleri

Kalp damarı kanın rahat bir şekilde akabileceği tüpe benzer. Damarın duvarları düz kastan meydana gelir ve elastik yapıdadır. Kalpteki kan damarı gençlik zamanlarından sonra yavaş bir şekilde yağlanır. Yaş ilerlediği zaman yağ damar duvarında birikir ve hasar oluşturur.

Damarlar kendisini iyileştirebilmek için bir takım maddeler salgılar. Bu şekilde damarlar daha kalın olur. Kanın içerisine yer alan kalsiyum ve protein gibi maddeler ve bazı hücreler gelerek bu bölgeye yapışırlar. Bu maddeler ve yağ birikintisi plaklarını meydana getirir. Oluşan plaklar büyür ve damarların daralmasına sebep olur.

Kalp Damar Hastalıkları Belirtileri Nelerdir.

En önemli belirtisi göğüs ağrısıdır. Göğüs ağrısı basınç hissi, acıma, yanma, batma ve rahatsızlık gibi birçok değişik şekilde tanımlanabilir. Mide yanması ya da hazımsızlık ile karıştırılabilir. Ağrı çoğunlukla göğüste hissedilir fakat sol omuz, kol, sırt, boyun ve çeneye yayılabilir.

Diğer Belirtileri;

1-      Nefes daralması

2-      Kalp hızının fazla olması

3-      Terleme

4-      Düzensiz kalp atışı

5-      Kusma hissi

6-      Baş dönmesi ve bitkinlik

Kalp Damar Hastalığı Risk Faktörleri

Kalp damar hastalığı için hiçbir zaman değişmeyecek bazı risk faktörleri bulunur. Bunlar cinsiyet, yaş, aile hikâyesi gibi faktörlerdir.

Değiştirilebilen risk faktörleri ise kan yağı seviyesinin yükselmesi ( kolesterol gibi ), yüksek kan basıncı, sigara içilmesi, yağlı gıdalar ile beslenmek, obezite, aktivite oranının fazla az olması, çok alkol tüketimi ve strestir.

1-      Sigara içilmesi, kalp-damar hastalığına yakalanma oranını 2 kat artırır. Pasif içiciliğin de aynı oranda etkisi bulunur.

2-      Obezite rahatsızlık riskini artırmaktadır. Özellikle yağın karın bölgesinde toplanmasıyla risk artar.

3-      Obezitenin var olması vücut kütle indeksine göre değerlendirilmektedir.

4-      Kan yağlarının fazla olması ve aşırı miktarda alkol alınması büyük bir risk faktörüdür.

5-      Beslenme bozukluğu; lifli gıdalar ile beslenmeme, E ve C vitaminlerinin alınmaması riski artırmaktadır.

6-      Şeker rahatsızlığı ve hiptiroidizm gibi rahatsızlıklar bu riski artırmaktadır.

Kardiyoloji uzmanları için tıklayınız

]]>
http://www.tcsaglik.com/kalp-damar-hastaligi-nedir/feed/ 0